Herkesin bildiği meşhur askeri ihaleler vardır. Şaibeli olup olmadıkları yıllardır tartışılan bu ihaleleri kısaca sıralayalım:
1. F4 Phantom Modernizasyonu:
Tanesi 2.4 milyon$ olan F4 Phantom uçaklarının ihalesi, 1997 yılında 54 adedi 632 milyon$ olmak üzere İsrail'e (Israil Aerospace Industries-IAI) verilmişti (aslında ihale tarihi Ağustos 1995'tir. İlk uçağı teslim aldıkları ve işin başladığı tarih Şubat 1997'dir). Bu uçaklar sıfırının 5 katı fiyatına, tanesi 12 milyon$'a modernize edildiler.
Akabinde Halil İbrahim Fırtına Beyefendi ilk modernize edilen uçak Türkiye'ye teslim edildiğinde bu uçağa bizzat binerek İsrail'e gitmiş ve bu jestle İsrail'in yaptığı işe ne kadar güvendiğimizi (!) göstermişti...
2. M60 A1 Tankları Modernizasyonu:
2000 yılında 170 adedi 687 milyon$'a gene İsrail'e (IMI-Israil Military Industries) verildi. Tanesi 4 milyon$'a mal oldu. Oysa bu paraya 60 model tankları modernize edeceğimiz yerde rahatlıkla yeni tanklar alınabilirdi.
3. Heron İhalesi:
2005 yılında 10 adedi 183 milyon$'a, gene İsrail'e verilmişti. O dönemde TAI'nin de bunları yapabileceği, TÜBİTAK-Bilten'in de bu proje üzerinde çalışabileceği konuşulmuş, muhtemelen Vestel de bu tartışmalara katılmıştı. Ama acil ihtiyaç var diye ihale IAI'ya verildi...
Oysa ilk parti uçaklar 3 yıl gecikmeli olarak 2010 yılında teslim edildi ve hala da bu heronları doğru düzgün teslim alabilmiş değiliz...
Bu üç ihalenin de ortak noktası, teslimatların gecikmesi ve teslim alınan ürünlerin şartnamelere uymaması, ama buna rağmen İsrail'e bir cezai yaptırım uygulanmaması idi.
Bunların dışında iki ihale ile alakalı çok fazla bilinmediğini düşündüğüm iki durum var.
1. ATAK Helikopter İhalesi:
Yıllardır yılan hikayesine dönen, defalarca iptal edilen, ertelenen ve en sonunda İtalya'ya verilen meşhur saldırı helikopteri ihalesi... Bilinen kısmı medyadadır. Bilinmeyen kısmı ise Güney Afrika'nın bu ihalede yaptığı tekliftir. Şöyle ki:
"Helikopter fabrikasını Türkiye'de kuralım. Sizin mühendisleriniz ve bizim mühendislerimiz ortaklaşa üretim yapsın. Bu esnada sizin mühendislerinizi de eğitelim. 50+40 (opsiyonel) helikopter teslim edildikten sonra herşeyi size devredelim. Teknolojisini de komple transfer edelim, üstüne lisansını da verelim. Akabinde üretime devam edin ve hatta isterseniz ihracatını bile yapın."
Teklif aynen buydu. Helikopterleri Rooivalk idi ve Agusta'nın A129 Mangusta'sından çok daha üstün bir helikopterdi... (Kıyasını merak edenler: http://en.wikipedia.org/wiki/Denel_AH-2_Rooivalk vs http://en.wikipedia.org/wiki/Agusta_A129_Mangusta )
O arada Eurocopter (onlar da -sanırım Tiger ile- ihaleye katılıyorlardı ama ya teknoloji transferinden ya da teknik yetersizlikten elenmişlerdi) bir kuyruk parçası üzerine itirazda bulundu hatırladığım. Denel'e o parçayı kendileri veriyorlardı ve lisans yasağı koyarız gibi bir itiraz yapmışlardı. Denel bu sorunu çözebileceğini söylemiş ama nedense dikkate alınmamıştı.
ABD'liler teknoloji transferini kabul etmedikleri (kongre itiraz etmişti hatırladığım) için elenmiş, sonrasında gelerek AH-64 Apache'leri yarı fiyatına bize verebileceklerini, yeter ki tekliflerini kabul etmemizi rica etmişler, ama reddedilmişlerdi. Sikorsky de gelip gitmiş, Ankara'da tur üstüne tur atmıştı. Ruslar da Kamov'un KA-50-2'si ile (sonradan Erdoğan adını koyacaklarını söyledikleri) ihaleye katılıyorlardı ama onlar da baştan elenmişlerdi.
En son aşamaya hatırladığım kadarıyla 2 firma kalmıştı. Denel ve Agusta. Denel'in teklifi hatırladığım kadarıyla 1 milyar$, Agusta'nın teklifi de 1.4 milyar$ (opsiyonsuz fiyatlar) idi.
Rooivalk A129'dan çok daha iyi bir helikopter olmasına (Helikopter pilotları olan genç nesil Kara-Pilotlara sorun bu iki helikopteri. Tamamına yakını Rooivalk'ı tercih edecektir.), fiyatı daha düşük olmasına ve teklif şartları da daha önce hayal bile etmediğimiz kadar iyi olmasına rağmen, bu ihale Agusta'ya verilmişti... Gerekçe muhtemelen siyasiydi... Avrupa Birliği...
Ama kaçan balık kaçmıştı bir kere...
(Bu arada Güney Afrikalıların bizi çok sevdiklerini ve her halükarda işbirliği yapmak istediklerini de bir kenara not edin. Tabi Güney Afrika'nın Afrika'da bir küçük İngiltere olduğunu ve Johannesburg'un da NY gibi bir şehir olduğunu da "Afrikalıdan helikopter mi alınırmış" diyebilecek arkadaşlara hatırlatalım. Meraklısına: http://en.wikipedia.org/wiki/Johannesburg )
2. Al Khalid (El-Halit) Tankları
Rusların T72'si üzerine geliştirilen Çinlilerin T90 tankları temel alınarak üretilmiş Pakistan tankıdır. (Meraklısına: http://en.wikipedia.org/wiki/Al-Khalid_(tank) )
2005-2006 civarında geldiler ve şu teklifi yaptılar:
"Sizin de bildiğiniz gibi bizim El Halit tanklarımız var. Gelin beraber üretelim bu tankları. Ortak bir isim verelim. Bizim motor teknolojimiz ve zırh teknolojimiz iyi, ama elektronik sistemlerimiz zayıf. Atış kontrol sistemleri vs. çok gelişmiş değil. Sizin Aselsan gibi bir kuruluşunuz var. Beraber bu tankı çok iyi bir noktaya getirebiliriz. Sonrasında ortaklaşa üretir ve istediğimiz kadar da ihraç ederiz."
Ne yaptık biliyor musunuz? Bir adet tank istedik. Sonra sahaya gönderdik test için. Test sonucunda isabet yüzdeleri çok düşük (%60'ın altında kalmıştı hatırladığım kadarıyla), bu bizim işimizi görmez diye rapor düzenlendi. Akabinde Almanya'dan Leopar tankları siparişi verildi...
Oysa adamlar kendileri söylemişti "atış kontrol sistemlerimiz iyi değil" diye... Sonra da oturun düşünün, İran bile Savunma Sanayiinde hangi aşamaya gelmişken, biz neden hala yerlerde sürünüyoruz diye...
(Pakistan'dan tank mı alınır diyeceklere: Şu an için Al-Khalid tankları dünyanın en iyi tankları arasında sayılmakta...)
Bunlar benim bildiklerim... Daha neler neler (Brezilya'nın bize yaptığı eğitim uçakları teklifi ve bizi aşırı seven G.Kore'nin her sene tekrarladığı "Her çeşit askeri/teknolojik işbirliğine açığız" tekliflerinin kaale bile alınmaması gibi) geçmiştir başımızdan Allah bilir...